17/6/2009 ·

Batuhandan Ay yüzlü sevgiliye...

BIRAKMA BENİ...

Günlerdir ağladım yokluğunda

Bekledim bana geleceğin o günü

Senden uzak olsamda aldırmadım

Hep umutluydum, beklemeye yeminliydim

Düşünmedim sensizliği, yapamazdım zaten...

Sensiz asla olamazdım

Bir eksiklik vardı İçimde, gittiğinden beri

Dönseydin bitecekti, ya dönmeseydin...

İşte o zaman da ben bitecektim.

Eğer sen olmayacaksan bu dünyada

Bende olmayacam...

İstesem bile bunu yapamayacam

        Sensiz asla olamayacam...
                                             BATUHAN..

Yorum (yok) Yorum yaz!

19/5/2009 · Kategori: Haleden esintiler

click to comment 

Atatürk“Gençler!Benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler!Bir gün bu memleketi sizin gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnun ve mesudum”derken Türk gençliğine olan güvenini de anlatmıştır.

       Atatürk’ün şu sözleri hepimiz için bir rehber olmalıdır:“Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kâfidir”demiştir.

      Atatürk’ü anlamak, yaşadıklarını ve fikirlerini bilmekle mümkündür. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasında yaşanan zorlukları her zaman göz önünde tutarak, 19 Mayısları Atatürk’ün emanetine daima sahip çıkarak kutlamalıyız.

     19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN...

     saygılarımla...

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

18/5/2009 · Kategori: Haleden esintiler

From: sudem5917@hotmail.com8  (Hale hanıma teşekkürler..)
TÜRK'ü söyler, TÜRK'ü anlatır türküler.



TÜRKÜLERDE YAŞAMAK

Tuba BENLİ (hoca hanımın hoşgörüsü ile)
Mithatpaşa İlköğretim Okulu Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni ANKARA
 

Hayatımızdaki her duygunun karşılığını türkülerde buluruz:Acıyı, gamı, kederi, hüznü, mutluluğu, memleket özlemini, hasreti, neşeyi... Hepsi türkülerde saklıdır.Türküler bizim dilimizdir. Biz sussak da onlar bizi en güzel şekilde anlatır.Türküler samimidir, sahicidir.Yüzyıllardır türkülerle anlatılmıştır duygular. Onlar eskimez, değerini yitirmez. Hayatın tüm renkleri türkülerde saklıdır. Türkülerle seviniriz, üzülürüz, kederlenir, coşar, ağlarız. İşte hayatı "türkü tadında yaşamak" budur. Türkülerin farkına varamayanlar aslında hayatın farkına varamamışlardır. Türküler bizim en değerli hazinemizdir. Bu hazine tek başına kimsenin değil; bizimdir, hepimizindir.

Beşikte tanışırız türkülerle. Hamurumuz türkülerle yoğrulur. Mışıl mışıl derin uykulara onun kollarında dalarız. Bizi sakinleştiren, içimize huzur veren bu tılsımlı türkülerdir. Türkülerle olan dostluğumuzun, kader birliğimizin başlangıcıdır bu.İlk türkümüzdür ninemizden duyduğumuz ninniler.

Eledim eledim höllük eledim,
Aynalı beşikte balam bebek beledim.
Büyüttüm besledim asker eyledim,
Gitti de gelmedi canan buna ne çare

Kahramanlıklarımız efsaneleşir ve bir türküye dönüşür dilimizde. Bir kahramanlık türküsü bizim millî duygularımızı okşar. Onunla coşar, onunla Türklüğümüzün gururunu, şerefini hissederiz Şairin dediği gibi;

"Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir,
Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmektir."

O Allah ki zaferi savaş alanlarında ismini zikredenlere bağışladı. Savaş alanlarında zaferi kazananların torunları, ancak türkülerde hissedebildi zaferin muştusunu.

Bağdadın kapısın Genç Osman açtı
Düşmanın cümlesi önünden kaçtı
Kelle koltuğunda üç gün savaştı
Allah Allah deyip geçer Genç Osman of of

Memleket özlemi içimizde büyüyen bir yangındır. Biz gurbette içimizdeki bu ateşle yaşarız. Gurbetin mavi sularına yaslanan şehir manzaraları, hiçbir zaman belleğimizden silmeye yetmez memleket hayalini.Gözümüzde tüter memleketin taşı, toprağı. Ah! deriz:Bir varsam memleketime. Kavuşsam anama, babama, kardeşlerime ocağıma, toprağıma.Geçmez gurbette günler, uzadıkça uzar zaman.

Allı turnam bizim ele varırsan
Şeker söyle kaymak söyle bal söyle
Gülüm gülüm, kırıldı kolum
Tutmuyor elim, turnalar ey
Ah gülüm gülüm turnalar ey

Eğer bizi sual eden olursa
Boynu bükük benzi soluk yâr söyle

Hayatın dertleri, sıkıntıları omuzlarımıza çökmüştür.Umutsuzluk esir almıştır bizi. Bir ışık, bir tutunacak dal olsun isteriz.Bizim için yaşam dert yüküdür. Bu yükün altında ezildiğimizi hissederiz. Birisinin bizi dürtmesini "Haydi yılgınlığa kapılma sen üstesinden gelebilirsin." demesini bekleriz.İşte bu, bizim türkümüzdür o zaman.

Ne ağlarsın benim zülfü siyahım
Bu da gelir bu da geçer ağlama
Göklere erişti feryadım ahım
Bu da gelir bu da geçer ağlama

Annemizin sevgisine, şefkatine, sıcaklığına, tebessümüne ihtiyacımız vardır. Onun özlemini çeker, yanında, dizinin dibinde olmak isteriz. Başımızı göğsüne yaslayıp huzuru içimize çekmek isteriz.Bizi katıksız seven tek varlıktır annemiz. Bir tarhana çorbasının kokusu bile bazen onu hatırlatır bize, canım annem nerdesin dediğimizde işte bu bizim türkümüzdür o zaman.

Ağlama yar ağlama anam
Mavi yazma bağlama
Mavi yazma tez solar anam
Yüreğimi dağlama

Elma al olanda gel anam
Ayva nar olanda gel
Hasta düştüm gelmedin anam
Bari can verende gel

Düğünler neşeyi, sevinci çağrıştırır. Ancak bu neşenin, coşkunun içinde ayrılık ve bir de hüzün vardır.Gelinin son gecesidir bu ana-baba ocağında. Kardeşlerinden, annesinden babasından ayrılacak, kuş misali yuvadan uçacaktır.İşte bu da o ayrılığın türküsüdür.

Kınayı getir anam
Parmağın batır anam
Bu gece misafirem
Yanında yatır anam

Evleri evlerine benzemez; yolları yollarına; dağları dağlarına benzemez. Gurbete gelin gitmek daha da zordur. Hem ana-baba ocağından ayrılmak hem de memleketten, hasret daha da büyür, ayrılık ateşi daha da yakar insanı.İşte o zaman şu türküyü söyleriz içli içli.

Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar
Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler
Annesinin bir tanesini hor görmesinler
Uçan da kuşlara malum olsun
Ben annemi özledim
Hem annemi hem babamı
Ben köyümü özledim

Düğün sevinçtir coşkudur dedik.Her ne kadar içinde ayrılık da olsa düğünlerde bu coşkuyu bu sevinci doyasıya yaşarız. Halaylar kurar, horonlar teperiz. Türkülerle yaşarız bu coşkuyu. Onlar neşemizin ve sevinçlerimizin türküleridir.

Halay başı kim çeker
Bir incecik kız çeker
Kız yolunu şaşırmış
İnşallah bize gider

Halaylım yâr halaylım
Maşrabası kalaylım

Bayramlar değerlerimizi hatırladığımız, kısmen de olsa yaşamaya ve yaşatmaya çalıştığımız müstesna günlerdir. Unuttuklarımızı hatırladığımız ve hatırlandığımız günlerdir.Gözlerimizi kapayıp geçmiş bayramları düşünürken, eski bayramların hazzını bir kere daha duyar ve koskoca bir tarihimizi; daha doğrusu kendi ruhumuzu, kendi anlamımızı ve kendi değerlerimizi bir kere daha yaşarız.Bu itibarla da bayram günlerinde âdeta gönüllerin tasalarıyla zevklerinden meydana gelen bir türküyü beraber dinler gibi oluruz.Küslük olmaz artık bu günlerde.

Şu mübarek günde küsmek olur mu
Uzat ellerini bayramlaşalım
Tanrı selamını kesmek olur mu
Uzat ellerini bayramlaşalım

Düşmüşse içine sevda ateşi, canansız hayat olmuşsa senin için ızdırap, gece gündüz terk etmiyorsa hayali sevgilinin seni, kavuşmak senin için yaşamak olmuşsa, hele de gizli sevda çekiyor, söyleyemiyorsan aşkını, işte o zaman seni, ancak sevda türküleri anlar.

Karadır kaşların ferman yazdırır
Bu aşk beni diyar diyar gezdirir
Lokman Hekim gelse yaram azdırır
Yaramı sarmaya yâr kendi gelsin

Bir güzel söz bekleriz sevdiğimizden. Onun sevgimizi, sevdamızı anlamasını isteriz.Gözümüzün yaşı onun için akar yüreğimize doğru. Sevgiliyse umursamaz ne bizi ne de sevgimizi.Sitemimiz onadır, duyar da bizi anlar diye söyleriz türkümüzü.

Coşkun çaylar gibi çağlamayan yâr
Gönlünü gönlüme bağlamayan yâr
Benim bu halime ağlamayan yâr
Daha ağlamasın öldükten sonra

Bir haber bir mektup bekleriz sevdiğimizden. Bekleyişimiz yâr ile bizi ayıran yollar kadar uzundur. Ama bizim sabredecek gücümüz yoktur.Bir an önce gelsin isteriz yârdan bir haber bir mektup. Sevdiğimiz gelemezse de razıyızdır. Yeter ki yıkılmasın isteriz umutlarımız.

Kara tren gelmez m'ola
Düdüğünü çalmaz m'ola
Gurbet ele yâr yolladım
Mektubunu salmaz m'ola

Bizi ayakta tutan, adım atmamızı, hayata tutunmamızı sağlayan ve her şeye rağmen dayanmalısın diyen umutlarımızdır. Kaybettiğimiz her şeyin yerine yenisini koyabiliriz. Yeter ki umut olmasın kaybedilen.Yitirirsek umudumuzu, hayatın rengi solar, güzellikler yok olur gider gelmemek üzere içimizden. İçimizdeki umudu beslemeli, yeşertmeliyiz. Kendimizi güçsüz, neşesiz, yalnız daha da önemlisi tatsız tuzsuz hissettiğimizde, işte içimizdeki umudu yeşertecek türküler dinleme zamanıdır.

Ağlama gözlerim Mevla kerimdir
Her daim rüzigar böyle de kalmaz
Dermansız dert olmaz sabreyle gönül
Geçer bu ahuzar böyle de kalmaz.

Aslında türkülerimizin en güzel türküsünü:"zifiri karanlıkta ayak sesinden şiirin hasını tanıyacak kadar" şairliğinden emin olan, ancak bir köy türküsü duyduğunda şairliğinden utanan Bedri Rahmi EYÜBOĞLU şu mısralarla söylemiştir.

Şairim; zifiri karanlıkta gelse şiirin hası, ayak seslerinden tanırım!
Ne zaman bir köy türküsü duysam, şairliğimden utanırım...
Ah bu türküler, türkülerimiz, ana sütü gibi candan, ana sütü gibi temiz
Türkülerde tüter dağ dağ, yayla yayla, köyümüz köylümüz memleketimiz...
Ah bu türküler köy türküleri,
Dilimizin tuzu biberi...
Memleket ahvalini onlardan sor; kitaplarda değil, türkülerde ara Yemen'i!
Öleni, kalanı, gidip de dönmeyeni...
Ben türkülerden aldım haberi!
Ah bu türküler, köy türküleri;
Mis gibi insan kokar, mis gibi toprak, hiledir hurdasız, çırılçıplak...
Dişisi dişi, erkeği erkek!
Kaşı kaş, gözü göz, yarası yara, bıçağı bıçak!
Ah bu köy türküleri, karanlık kuyularda açılmış çiçekler gibi...
Kiminin reyhasından geçilmez, kimi zehir gibi, kimi zemberek gibi...
Ah bu türküler, köy türküleri...
Ne düzeni belli, ne de yazanı...
Altlarında imza yok ama, içlerinde yürek var!

Türküler sevda kokar, türküler hasret kokar, türküler Anadolu kokar, türkülerde memleketimin hüznü, sevinci, üzüntüsü, neşesi vardır.Y.Bülent Bakiler'in dediği gibi; " Bizim türkümüzde gurbet var artık, hasret var, yürek var, toprak var balam ." Türküler bize bizi anlatır olduğumuz gibi, katıksız samimi.

Velhasıl aslında:TÜRK'ü söyler, TÜRK'ü anlatır türküler.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

18/5/2009 · Kategori: Haleden esintiler

Bir Trakyalının Aşk Mektubu

Nufut Gözlü Sevgilim Asibe,

Te büle akşam oldu mu epten akılcımı alır, gözümü göğnümü bir oş edersin beyav... Abe Allah belacımı versin seni çok severim.
 Yatmaz mıyım yatacıma abe bi direm uyku girmez güzlerime.. Dünerim şu tarafa dünerim bu tarafa ep gene silinmez ayalin beya.
Ekmekten sudan kesildim artıkın. Tarlada elim çapa tutamaz, kaavede desen ne bi laf ederim ne de kiyaat oynarım. Üldürdün beni beyaa...
Düşün bobam düşün.. Amet Aganın sıpası gibi önüme baka baka solurum. Akşamları sizin maallede sülerim "Yarim sende vifa yokmu" şarkısını. Duyarsın elbet. Ölmüş nenem bile dinner. "Anlarım kızanım seni anlarım ama unda u boba varkene vermez sana asibeyi" der ep.. İşte u zaman çeltik tarlasına döner gözlerim. Epten gene vıcık vıcık olur aalamaktan...

Şu boban olcak kapçık aazlıyı yola getiremez misin beyaa.. Aşıklık çekeriz bilirsin işte. Eriye eriye göndöndü sapına döndük anacını satımının.
Agana da süle düümesin artıkın beni. Sankim u iç aşık ulmamış. Düver Alla düver, sırtım gırnatacı Asan gibi kapkara oldu beyaa...
Takarım sana cumuriyet altını, alırım uzun tüülü mantu, cazlı düün bilem yaparım taa ne olsun beyaa... Süle anana akşama çıtlatsın bunları bobana. Yosa atar em vallahi em billahi damarları beynimin. Buzmayasın adamın aklını. Yarın gece Alil'le İsiin'i alırım yanıma, atarım seni Ismayıl'ın arabaya undan sonra bulsunlar bakalım bulabilceklermi..Te ben adama bukadan süülerim başkacanada bişey sülemem...

Seni er şeyden çok seven sevgilin;
Yolsuzların Kara   Mümin

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

6/5/2009 · Kategori: Haleden esintiler

YALNIZLIĞIMA MEKTUBUM
Dört duvar ve ben yalnızım gene bu gece
Kulağımda sesin gözlerimde hayalin yoksun
Pencereden bakıyorum tüm evlerde çoşan ışık
Benim evimde yoktur neden neden be gülüm
Yokluğun karanlıklara boğdu benide evimide
Acılar sardı benliğimide inan yüreğimide
Kalktım yürüdüm evimin dört  bir köşesini
Buram buram kokuyor sensizlikte yalnızlık
Yokluğunla kalmışım ben benle gülüm başbaşa
Gözüm yolda kulağım telefonda çalacakmı diye
Kaçıncı mektuptur bu kendi kendime yazdığım
Her yazışımda sormuşum geçmişin hesaplarını
Bir bir yaşamışım geçmişte yaşadığım acılarımı
Tek etmediğim pişmanlığım sana olan sevdamdır
Ben senle çoşmuşum yaşamaya inan başlamışım
Ben kendime yeterim derdim herkeze gülerdim
Kendime yetmediğimi seni tanıdığımda anladım
Korkmazdım allahtan başka kimseden olaydan
Şimdi sardı benliğimi seni kaybetme korkusu
Yalnızlık ağır gelmeye başladı seni tanıyalı
Göremedimmi gül cemalini yaşadım saymadım ben
Sensiz bir yaşamda yiğidim ben nasıl yaşarım
Senle umduğum mutluluklarımı boş mezara gömdüm
Kaybettim ben umudumu yitirdim yaşama sevdamı

                                 Hale BAŞKA
                                 01-05-2009
                                 saat:23.53


Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

2/5/2009 · Kategori: Haleden esintiler

BU GECE

Hayalini düşünürken dalmışım uyuya
Sisler içinde gördüm seni düşümde
Ellerim seni aradı karanlık gecede
Seni sanıp  yastığa sarılmışım bu gece

Hep hayallerimdesin silinmez özün
Sensiz olmuyor inan be iki gözüm
Bir sözüne yar yanıyor bu yüreğim
Kadehlerde içtim sabahladım bu gece

Kavuşamadan eremeden gittin  uzağa
Dinlemedin beni bak düştün tuzağa
Sözlerimi diyemedim tıktın boğazıma
Kahrettim sabaha dek ben bu gece

Sana uzaktan gül bahçeleri derdim
Yoluna tüm güllerimi bir bir serdim
Bu canı düşünmeden can yoluna verdim
Anılarımla yaşadım seni bu gece

Hale'n yoluna bakar yolunu gözler
Hasretinle bilesin adını heceler
Tenin kokusunu getirmez rüzgarlar
Özleminle yandım kavruldum bu gece

                        Hale BAŞKA
                        24-04-2009
                        saat:18.32

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

2/5/2009 · Kategori: Haleden esintiler

İSTESE İDİN

Seni sevmek suçsa eğer kabul ediyorum
Suçumun cazası ne ise  kabulleniyorum
İdamsa çıkarım sehpaya geçir ilmeği
Vur altımdaki sandalyeye düşünmeden
Son nefesimi verirken dur karşımda ki
Gözlerim gözlerine bakarak versin nefesini
Senden beni seni sevdiğim gibi sevmeni
İsteyemem bil seni sensiz de severim
Beni hiç sevemedinse götür at çöpe beni
Uzaksa atacağın yer kıyamam yorulursun
Bırak ortalıkta kurda kuşa yem olsun diye
Ölürken gözlerinde ölürümya o bana yeter
Sevdamı yanımda son hazine diye götürürüm
Hayalini yüreğimde cemalini gözlerim de
Saklarım kimseler görmesin bilmesin diye
Senli özlemlerimide götürürüm gittiğim yere
Sen bilmesende yaşatırım seni inan sevdamla
Haberini alırım senden habersiz dostlarımdan
Ömrümün sonuna dek seveceğim seni sevmesende
İstese idin hayatımın son demine dek yaşardım
Elim elinde gözüm gözünde tapardım benliğine
Kulun kölen olurdum bir  gülüşüne bilmedin
İstese idin ölürdüm senin yerine ölmek gerekse

                                    Hale BAŞKA
                                    26-04-2009
                                    SAAT:16.18

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

2/5/2009 · Kategori: Haleden esintiler

SEVİLENİMSİN

Sen hayatımın dört mevsimisin
Her mevsim açan solmayan gülümsün
Hep yağan bereketli yağmurumsun
Baktığım her yerde gördüğümsün
Ben Leyla oldum sen Mecnun'umsun

Yaşam pınarım batmayan güneşimsin
Gecenin karanlığında sen huzurumsun
Denizlerimde parlayan yakamozumsun
Gönül deryamda doğan ışığım ay' ımsın
Ben Aslı oldum sen Kerem'imsin

Adın dilimde söylediğim sözümsün
Gönül bahçemde yaşayan can özümsün
Allah biliyor ya gönlümün sözlüsüsün
Sevmişim bir kere yüreğimin özüsün
Ben Şirin oldum sen Ferhat'ımsın

Anka kuşumsun kaf dağında erişemediğim
Kar altında açmayı bekleyen kardelenim
Bakışlarınla erittin buz tutmuş yüreğim
Sevmem  derken sen bana sevmeyi öğrettin
Ben seven oldum sen sevilenimsin

                           Hale BAŞKA
                           01-05-2009
                           saat:15.54

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

2/5/2009 · Kategori: Haleden esintiler

YAŞADIM SAYMIYORUM

Bu gece nedense çok meşgülsün
Kıskanmam derdim ama kıskandım
Sensiz geçen dakikaları saydım
Yaşadım saymadım çıkardım attım

Senmişsin anladım yaşam kaynağım
Yokluğunda sevdiğim bil yaşamadım
Sen varsan bu dünyada bende varım
Yokluğun çekilmiyor be anla gülüm

Kalktım açtım baktım penceremdesin
Yağmurla gelen koku açep sen misin
Işıkların etrafında dönen hayalmisin
Rüzgar getirmedi gülüm merhabaların

Kadehin biri gitti biri geldi önüme
Gitmiyen sendin erim sevdam gözümde
Çağıldarım ulaşamam kulağım telde
Sensiz dakikalarımı yaşadım saymıyorum

                     Hale BAŞKA
                     01-05-2009
                     saat:02.33

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

2/5/2009 · Kategori: Haleden esintiler

YAŞAR MI
Leyla sevmiş birkere Mecnun'suz kalır mı?
Aslı gördü Kerem'ini Kerem'siz bakar mı?
Şirin Ferhat'ını görmeden acep yatar mı?
Seven sevdiğinden uzakta canısı yaşar mı?

Tohum toprağa ekilmeden ne yapsan biter mi?
Yüreğinde yoksa sevdam zorlamayla gelir mi?
İlk görüşte sevemedinse sonradan sevilir mi?
Karşılık görmeyen sevda yüreklerde yaşar mı?

Güneşi görmeyen filiz hiç dal verip büyür mü?
Sana güneşim dedim yiğidim sensiz hiç olur mu?
Sevmişim bir kere desende geriye dönülür mü?
Hayat pınarım sevdalım gönlüm sensiz yaşar mı?

Uzaklaşırsan bir gün aniden bu yürek dayanır mı?
Sen yoksan hayatım da dünyada canım yaşanılır mı?
Sensiz  bu dünyanın bitmeyen çilesi çekilir mi?
Sevmişem bir kere sen yoksan bu kalp yaşar mı?

                                    Hale BAŞKA
                                    30-04-2009
                                    saat:20.19

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::